30 Ekim 2010 Cumartesi

Tanrı Olmak İsteyen Otobüs Şoförü, Etgar Keret

Etgar Keret’in Siren Yayınlarından çıkan kitabı, sonuncusu hariç iki-üç sayfalık kısa hikâyelerden oluşuyor. Tanrı olmak isteyen otobüs şoförü, sergilendiği müzeden annesinin rahmini almaya çalışan adam, Özbekistandaki bir delikten çıkıp alışveriş yapan cehennem sakinleri, porselen domuzcuk kumbarasında para biriktiren çocuk, trapezci olmak isteyen bir başkası, yetenek toplayıcısı iblis, sevgisini kanıtlamaya çalışan kadın, bir kiralık katil, Mossad şefinin oğlu, sürekli sınıf arkadaşıyla karşılaştırılan bir adam, sadece intihar edenlerin gittiği dünyada sevgilisini arayan biri, merhametsiz İbrani Tanrısı ve icat ettiği borular sistemiyle ulaştığı cennetten iskambil kağıdı siparişi veren adam ... hikâyelerden bazılarının konusu.  

Bu enteresan içeriğe rağmen, kitabın arkasında yer alan, New York Times’ın –... Kahkahalarla güldürüyor- yorumuna katıldığımı pek söyleyemem. Belki İsraille ilgili bilgim yetersiz olduğundan, belki yetersiz espri anlayışım ya da dil farkı yüzünden bilmiyorum ama kahkahalarla gülme beklentisi bu kitabı almak için son neden olmalı diye düşünüyorum. En azından okuduktan sonra benim için böyle oldu.
 
Hikâyelerin büyük bölümü, normal şartlar altında fena halde iç sıkıcı görünen ölüm, intihar ve öteki dünya üzerine. Normalde diyorum çünkü bu temalar Etgar Keret’in şaşırtıcı bakış açısıyla farklı bir boyut kazanıyor. Ön kabullerimiz,  onun oluşturduğu evrene göre çok da absürd diyemeyeceğimiz durumlarla yer değiştirirken, kendimizden emin, güvenle yaşadığımız dünya algımız  üzerinde yaptığı birkaç değişiklikle hem tanıdık hem de yabancı bir evren yaratıyor. Bildiğimiz dünyayı, bilmediğimiz, en azından şimdilik yabancısı olduğumuz dünyayı tanıdık bir biçimde anlatıyor. Gündelik hayatı konu ettiği İsrail’le ilgili hikâyelerinde ise olaylardan çok ironik bir yaklaşımla onları yorumlayışı, ters köşeye yatırıyor okuyucuyu. İki sayfalık hikâyeleriyle romanlara yakışan karakterler yaratıyor.  

1967 Tel Aviv doğumlu Etgar Keret,  ülkesinin popüler yazarlarındanmış. The New York Times, Le Monde, The Guardian gibi önemli gazetelerde hikâye ve makaleleri yayınlanıyormuş. Yaratıcı yazarlık atölyeleri de düzenleyen Keret’in  kitapları yirmi dokuz dile çevrilmiş. Aralarında Wristcutters, Jellyfish  ve animasyon olarak çekilen $ 9.99  bulunduğu otuzdan fazla hikâyesi kısa film olarak sinemaya uyarlanmış. Türkçede ise Nimrod Çıldırışları ve Gazze Blues adıyla iki kitabı yayımlanmış. 

“Cennet’in hayatlarını iyilik yapmaya adamışların yeri olduğunu sanırdım, ama öyle değilmiş. Tanrı böyle bir karar vermeyecek kadar merhametli ve müşfik. Cennet dünyada gerçekten mutlu olamayanların yeri. Bana buraya kendini öldürerek gelenlerin hayatlarını tekrar yaşamaları için dünyaya geri gönderildiklerini söylediler, çünkü ilk seferinden hoşnut kalmamaları ikinci seferde uyum sağlayamayacakları anlamına gelmiyor. Ama gerçekten uyum sağlayamayanların sonunda geldikleri yer burası. Hepsi değişik yollardan gelmişler Cennet’e....” 

İlgilenenler için not:  Etgar Keret  şu sıralarda İTEF (İstanbul Tanpınar Edebiyat Festivali) dolayısıyla ülkemizde ve kısa filmi Wristcutters pazar günü (31 Ekim) saat 15:00 da Kargart’da gösterilecek.  Aynı gün, aynı yerde saat 19:00 da Hakan Günday ve Georgi Gospodinov’la bir söyleşiye katılacak. 

4 yorum:

  1. Merhaba,
    Kitabı bugün okumaya başladım ve şimdi yazarın 3 ay önce buralarda olduğunu ve hem de Hakan Günday'ın olduğu bir söyleşiyi kaçırdığımı görünce üzüldüm.

    YanıtlaSil
  2. selam,
    bloga yazmama ragmen malesef bende gidemedim :(

    YanıtlaSil
  3. Çok güzel yazmışsınız, ben de yeni okudum bu kitabı :) http://mahrem-i-esrar.blogspot.com.tr/2015/08/tanr-olmak-isteyen-otobus-soforu-etgar.html

    YanıtlaSil