30 Ekim 2011 Pazar

Erken yeni yıl planları: Kitaplar


Üzerimdeki yükten kurtulduğuma göre uzun zamandır istediğim ama şu hazin eser yüzünden bir türlü okuyamadığım kitapların listesini yapayım dedim. Gözüm dışarıda olsa da öncelik evdekilerin.


Birinci sırada Nabokov serisi var. Solgun Ateş, Ada ya da Arzu. Bu arada Sebastian Knight’ın Gerçek Yaşamı ve Pnin hakkında şimdi nerede olduğunu hatırlamadığım müthiş bir yazı okudum geçenlerde. Yok böyle bir adam,  hemen bitmesin diye aralarda başka kitaplar okusam da aslında aklım hep onda. Aşk mıdır acaba? Sonra David Foster Wallace’ın İğrenç Adamlarla Kısa Görüşmeler’i  var uzun zamandır bekleyenler arasında. Geçen yıl kitap fuarından aldığım bir kitap daha var ismine bakmaya üşendim şimdi. Gerçi ona başlamıştım ama her beş sayfadan sonra gelen iki sayfanın boş olduğunu görünce vazgeçtim. Dikkat etmek içine bakmak lazım.


Gelelim yenilere…


Eco’dan Prag Mezarlığı ilk sırada. Aslında Genç Bir Romancının İtiraflarını okuyunca büyü biraz bozuldu gibi ama Can yayınlarından çıkan Anlatı Ormanlarında Altı Gezinti’nin sonunda Prag Mezarlığına konu olan olaylardan bahsediyordu şimdi roman halini çok merak ediyorum. 


İkinci sırada Ned Beauman’ın yazdığı Boksör Böcek var. Hikâye ilginç göründü. Balık gibi koktuğu için evinden çıkamayan bir adam internetten nazi hatıraları topluyor sonra dokuz parmaklı bir boksör, bir adet gen araştırmaları yapan faşist bilim adamı ve bir de böcek var. İnsan daha ne ister?


Üçüncü roman Jose Saramago’nun kutsal kitaplardaki olayları yeniden yazdığı Kabil ki tadından okunmaz gibi geliyor.  Adem’le Havva’nın cennetten kovulması, Nuh tufanı vs. yeryüzünde işlenen ilk cinayetin zanlısı Kabil’in gözünden anlatılmış. 


Dörtte İçerden Ölmek ilk defa adını duyduğum Robert Silverberg’ den. Konu çok ilginç. Zihin okuyabilen David Seling, tek yeteneğini yavaş yavaş kaybediyor ve kendisini nasıl tanımlayacağını düşünüyor ya da böyle bir şey ama mutlaka okumak istediklerimden biri bu roman. 


Beşten pek emin değilim ama yine de yazayım. Michael Foley’ den  Saçmalıklar Çağı. Şu aşağıda da bahsettiğim hayatımızı yöneten saçmalıkları anlatmış. Filozoflardan mutluluk reçeteleri vermiş ki ben de yazmıştım bazılarını. Gerçi bunlardan boş boş bahseden yığınla kitap var eğer bu da öyleyse hiç acımam bırakırım. 


Altıncı roman yine ilk kez adını duyduğum  Rex Gosh’un  19. Cadde NW. Ekonomi profesörü nasıl bir kurgu yazar bilmiyorum ama işin içinde IMF, sömürülen üçüncü dünya ülkeleri, yaşanan küresel kriz benzeri durumlar ve macera var. İlginç göründü. 


Yediye geldim bile :( Victor Frankenstein'in Vaka Defteri’ni  Peter Ackroyd yazmış. İçinden Londra geçen romanlarıyla tanınan Ackroyd,  Frankenstein’ı  gaza getirip mezarlıklardan vücut parçaları toplamasına neden olan edebi ve bilimsel ortamı anlatmış. Kahramanın yazarı Mary Shelley ile tanıştığı, Lord Byron’la sohbet ettiği enteresan bir hikâye. 


Ve şimdilik bu kadar. Son olarak sekiz numarada ön siparişi alınmaya başlanan Yaratıcı Aşklar var. Yazarı Lesley McDowell, Mansfield, Plat, Beauvoir gibi yüzyılın dokuz ünlü edebi kadınının mektupları ile günlüklerinden yararlanarak yine edebi insanlar olan eşleriyle etkileşimlerini yazmış. Epey dedikodu çıkar bence bu kitaptan.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder