1 Ocak 2015 Perşembe

Notlar; İstanbul Kahve Festivali

Geçen hafta yolunuz Karaköy' e düştüyse sokaklara taşan kahve kokusunu mutlaka almışsınızdır. Çook çok uzak ülkelerden gelen kahve çekirdeklerinin, farklı kavurma ve demleme teknikleriyle leziz kahvelere dönüştüğü festival Galata Rum okulundaydı. Tabi ki ben de elimden geldiği kadarını denemeye çalıştım. İyi haber şu ki çekirdeği öğütülerek, taze taze hazırlanan saf kahve, nabız, tansiyon falan yükseltmiyor. Azimle denediğim onlarcasından sonra kalp krizi geçirmeyi beklerken tam tersine, kahve kokusu ve nefis müziklerin de etkisiyle hafiften çakırkeyif olduğumu bile söyleyebilirim. Ama, her ne kadar kahveyle çalışan bir bünyeye sahip olsam da bu festivali dört gözle beklemem büyük oranda sanatsal sebeplerdendi. Böyle söyleyince biraz afilli oluyor :) Bana kalırsa, çayın naifliği, şarabın asaleti, hatta bu soğuk günlerde popülaritesi artan sıcak çikolatanın sevimliliği, bir fincan kahvenin fotoğrafa kattığı etkiyle asla yarışamaz. Ve ikinci iyi haber de şu ki,tüm o tüpler, çeşit çeşit demlikler, sürahiler ve adını bilmediğim şık aksesuarlarıyla kahve artık her zamankinden çok daha karizmatik.














1 yorum: