1 Nisan 2010 Perşembe

Çilekli Pasta



Julie ve Julia’yı izlerken açılan iştahımı ertesi sabah çilekli pasta yaparak gidermeye çalıştım. Geçen yaz hemen her gün yeni keşifler yapmak için çok uğraşmıştım. Ev ahalisi icatlarımı kimi zaman beğendi kimi zaman da onlara şüpheyle baktı ki itiraf edeyim her ne kadar güzel olduklarını iddia etsem de bir kısmını ben de yiyemedim. Nitekim yaz sonunda epey yorulmuş da olsam -tabiki yapmaktan değil yemekten- mükemmel tiramisu’yu yaratmayı başarmıştım. Başaramadığımsa, onların tariflerini bir kenara yazmak oldu. Herşeyi karıştırıp sonuca bakınca yetmedi galiba deyip hatırlayamadığım miktarlarda malzeme eklemesi ya da bir sonraki denemede eksiltmesi yaptığımdan malesef her yaptığım pasta ya da yemek, türünün tek örneği olarak anılarda kaldı.

Julia Child’ın yemek tariflerini yazarken ölçülere verdiği önemi görünce çilekli pastama ayrı bir özen gösterdim ve ölçüleri sıkı sıkı not ettim. Garanti olsun diye pandispanya tarifini sırf fotograflarına bakarak karnımı doyurduğum Cafe Fernando’dan aldım. Kreması kendi icadım (ya da ben öyle sanıyorum) ama bu sefer kakaolu olanın içine birkaç gün önce markette gördüğümde üstüne atladığım ve kullanmak için fena halde sabırsızlandığım bitter glazür’ü ekledim. (Dr. Oetker)

Tarife gelince:
Pandispanya için bakınız Cafe Fernando olsa da tarifin aynısını uygulayamadım. Mısır yerine buğday nişastası kullandım, limon kabuğu-şeker karışımı da bir başka sefere kaldı. Kalan herşeyi karıştırdıktan sonra bana biraz sulu geldiğinden üzerine bir miktar daha un ekledim (galiba 2-3 kaşık) belki eklemesem daha çok kabarırdı bilemiyorum. Sonra karışımı iki ayrı tepsiye böldüm. Sonuç süperdi ama sanırım tepsi genişliği yüzünden birazcık ince oldular. Gelecek sefer daha pofuduk olsunlar diye karışımı bölmemeye ve iki ayrı kocaman pandispanya pişirmeye karar verdim.

Krema:

Temelde aynı kremanın beyaz ve siyah versiyonunu yaptım. Beyazı pastanın içine, siyahı üzerine sürdüm.

Beyaz krema için: 2 yumurta sarısını (pandispanya yaparken aklarını kullanmıştım) 1,5 bardak şekerle çırptım. 2 çorba kaşığı dolu dolu buğday nişastası ve bir paket vanilya ekleyip yine karıştırdım. Sonra 3 su bardağı süt ekledim. Çırpma teliyle sürekli karıştırarak koyulaşana kadar kısık ateşte pişirdim. Ocağı kapattıktan sonra bir çorba kaşığı katı yağ (becel kullandım) ile yaklaşık yarım limonun kabuğunu rendeleyip ekledim ve soğumaya bıraktım.

Siyah krema: 2 yumurta sarısını (pandispanya yaparken aklarını kullanmıştım) 1,5 bardak şekerle çırptım. 2 çorba kaşığı dolu dolu buğday nişastası, bir paket vanilya ve 6 çorba kaşığı KAKAO ekleyip yine karıştırdım. Üzerine 3 su bardağı sütü ve bir paket Dr. Oetker bitter glazür’ü katı halde ekledim. Çırpma teliyle sürekli karıştırarak koyulaşana kadar kısık ateşte pişirdim. Bu arada glazür de sütün içinde eridi. Ocağı kapattıktan sonra bir çorba kaşığı katı yağ (becel kullandım) ve yarım limon kabuğu rendesi ekleyip soğumaya bıraktım.

Onlar soğurken, bir su bardağı sütün içine 2 tatlı kaşığı şeker ve yine Dr. Oetker’in üretimi olan rom aromasından 3-4 damla ekleyerek (fazlası acı oluyor) hazırladığım karışımdan 6-7 çorba kaşığı kadarıyla pandispanyanın ilk katını ıslattım. (Pandispanyaları ıslatmadan önce kabuklarını temizlemek gerekiyor ama ben pasta dilimlerinin biraz belirgin, katlarının renkli olmasını seviyorum o yüzden kabuk soyma olayına girişmedim.)

Üzerine artık soğumuş olan beyaz kremadan bol miktarda sürdüm ve çilek dilimlerini yerleştirip ikinci pandispanyayı üzerine kapattım. Ve onu da kalan şekerli, rom aromalı karışımla ıslattıktan sonra pastayı siyah kremayla kapladım. Buzdolabında 3-4 saat -ki bence en iyisi bir gece- beklettim. Bu tarifte kremalar biraz artıyor ama bence hiç sorun değil çünkü profiterol hazırlayarak ya da sabah kahvaltısında kreplerle çok çabuk tüketiyoruz.

Sıra fotografını çekmeye geldiğinde ortada ışık falan kalmamıştı. Evdeki lambaları kullanarak ve tripodun ayaklarına sürtünen sevgili kedimle mücadele ederek birkaç kare çekmeyi başardım. Yemek fotografı da ayrı bir kabiliyet istiyor, doğal ışıkla yarın çekerim olmuyor. Ertesi sabah, yarısı yenmiş pastamın, siyah kreması parlak, koyu, güzel bir renk almış olsa da pastayı süslemek için kullandığım çilekler tanınmaz hale geldiğinden ve evde taze çilek de kalmadığından elimdeki fotograflara mahkum oldum.

Çilekli pasta, güzel bir fotoğrafı olmasa da çok leziz oldu!

Ders 1: Pastayı hemen değil, fotografını çekeceğin zaman taze çilekle süsle!

Bon appétit

Pandispanya tarifi için :

http://cafefernando.com/turkce/limonlu-ve-frambuazli-dogumgunu-pastasi/

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder